Yüze Bütünsel Yaklaşım Ankara
BLOG,  Botoks,  Dolgu Uygulamaları,  Hyalüronik Asit,  Yüze Bütünsel Yaklaşım

Kozmetik Dermatolojide Yeni Trend: Yüze Bütünsel Yaklaşım

Yaşlanmanın geciktirilmesinde ve daha güzel yaş almak için ve tamamen estetik amaçlı olarak uzun yıllardır yapılan çalışmalar ve araştırmalar neticesinde, ilerleyen teknolojinin de yardımıyla artık yepyeni teknikler kullanılmaya başlandı. Bu yeni tekniklerle yapılan ameliyatsız estetik uygulamalar çok daha doğal sonuçlar elde etmeyi mümkün kılıyor. Ancak doğal görünüm için bu uygulamaların çok doğru şekilde planlanması da büyük önem taşıyor.

Sağlıklı cilt sıkı, parlak, pürüzsüz ve nemlidir. Lekesiz ve taze bir görünümüvardır.  Ancak cildimiz zamanın karşı konulmaz ilerlemesi başta olmak üzere, genetik yapı, stres, güneş ışınları, çevre kirleticiler, yoğun ve sağlıksız çalışma koşulları, kötü beslenme, sigara ve alkol tüketimi, düzensiz uyku, uygun olmayan ürün kullanımı gibi pek çok etken ile daha yorgun bir hal alabilir. Matlık, elastikiyet kaybı, nemsizlik, gözenek artışı, göz çevresi morluklar, mimik çizgilerin derinleşmesi gibi bulgular bizi enerjisiz tükenmiş ve mutsuzmuşuz gibi gösterebilir.

Yüz bölgesi anatomik olarak deri, deri altı yağ yastıkçıkları, bağ doku tabakaları, kaslar, derinyağ yastıkçıkları ve kemik olmak üzere farklı tabakalardan oluşuyor. Zamanın etkisi ile bu tabakaların her birinde değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler; deride elastikiyet azalması, yağ yastıkçıklarında erime ve yer çekiminin etkisi ile aşağıya doğru yer değiştirme, kaslarda küçülme, kemik dokuda ise erime ve dışarı açılan boşluklarda genişleme şeklinde kendisini gösteriyor. Bunların bir araya gelmesiyle de yaşlanma ortaya çıkıyor. Genetik yapıya bağlı olarak bu tabakalardaki değişimler kişiden kişiye farklılık gösteriyor. İnce deri yapısına sahip bir yüz yaşlandıkça belirgin ince çizgiler ve mimik çizgileri ortaya çıkarken, kalın, yağlı ve gözenekli bir deri yapısına sahip yüz ise çene hattının bozulması ve sarkma eğilimine yatkın oluyor. Alın ve göz çevresinde kırışıklıklar, yüzümüze yorgun ifade veren göz altı çöküklükleri, koyulaşmaları ve halkalar, daha üzgün ifade veren burun kenarından ağız köşesine ve ağız köşesinden çeneye uzanan oluklaşmalar, yanağın sarkması, gıdı oluşumu, boyun ve dekoltede gevşemeler izlenir.

Yüze bütünsel yaklaşım ile hem kaybedilen volümün yerine konması, hem gerekli mimiklere müdahale edilmesi ile kırışıklıkların yok edilmesi, hem de cildimizin kalitesini arttırarak ışıldamasını sağlamakla tüm yorgun ve mutsuz görüntünün giderilmesi mümkün olur.

Bu yaklaşımda öncelikle alın, göz çevresi ve kaş ortası kırışıklıklarına Botulinum toksin uyguluyoruz. Yüzünde volüm kaybı ve oluklanmalar varsa hyalüronik asit dolgular yaparak, yüzün hem çerçevesine hem de orta bölümüne daha dinamik ve çekici bir hava veriyoruz. Göz altlarına hem hyalüronik asit hem vitamin ve antioksidan içeren ışık dolguları yapıyoruz. Böylece hem gözaltı çöküklükleri azalırken hem de kahverengi mor renk de azalmış oluyor ve yorgun ifade azalıyor. Beraberinde ciltteki elastikiyet kaybı, leke ve matlıklar için cilt yenileyen ve sıkılaştıran lazerler, vitamin ve hyalüronik asit içeren mezoterapi ve gençlik aşıları uyguluyoruz. Elastikiyet artması için elastin ve kollajen üretimini arttıran PRP ile büyüme faktörleri veriyoruz ve yanı sıra matlık, lekeler, gözenekler için kimyasal  peeling ve karbon peeling uygulamaları yapıyoruz. Böylece tüm yüz içten dışa tüm katmanlarda yenilenmiş oluyor. Bu da doğal ve genç görünümün anahtarını oluşturuyor.

Hyalüronik asit dolguları kozmetik dermatolojide iki amaçla kullanıyoruz. Birincisi nem vermek, ikincisi volüm yani hacim vermek. Işıltısını kaybetmiş, nemsiz, ince çizgilerin yerleşmeye başladığı ciltlerde uyguladığımız hyalüronik asit enjeksiyonları derinin su çekme kapasitesini artırıyor. Işıltı ve nem vermek ya da deride sıkılık arttırmak için uyguladığımızhyalüronik asit çeşitleri genelde daha ince yapılı ve çapraz bağları yok. Biraz daha yoğun yapılı ve çapraz bağı olan hyalüronik asit çeşitlerini ise volüm kayıplarını gidermek üzere dolgu uygulamaları şeklinde yapıyoruz. Elmacık kemiklerini belirginleştirmek, yanaklardaki boşlukları doldurmak, daha üçgen bir yüz oluşturmak, yüz ovalini belirginleştirmek, dudak dolgunlaştırmak, göz altını aydınlatmak, net çene hattı oluşturmak, burundaki küçük kusurları gidermek için hyalüronik asitler kullanıyoruz.

İşlem öncesinde özellikle pıhtılaşmada gecikmeye yol açan ilaç kullanımı varsa bazı işlemlerden önce bir hafta kadar ara verilmesi gerekebiliyor. Ayrıca bitkisel gıda takviyeleri, yeşil çay gibi bazı bitkisel çaylar ile vitamin takviyeleri de kanama zamanını uzattığı için bu girişimlerden en az bir hafta önce kullanımının bırakılması önemli.

Dolgu uygulamalarında işlemin yapıldığı gün hafif kızarıklık, ödem ve bazı alanlarda küçükmorluklar olabiliyor. Bu bulgular genellikle işlemin ertesi günü ortadan kalkıyor. Cilt gençleştirici uygulamalara bağlı yer yer kızarıklık ve şişlikler oluşabiliyor. Ancak bu süreç kişiyi günlük hayattan koparacak düzeyde olmuyor. İşlemden sonraki gün normal günlük yaşantıya dönülebiliyor. Fraksiyonel lazer gibi cilt soyucu işlemler sonrası iyileşme süreci diğer işlemlere nazaran daha uzun sürebiliyor.

Botoksun etkisi uygulamadan 3 gün sonra başlar, 10. Gün oturur. Yaklaşık 3-4 ay kalıcılığı vardır. Dolgu uygulamalarının etkisi işlemden hemen sonra görülüyor ancak iki hafta içerisinde dolgunun doku ile bütünleşmesine bağlı olarak daha doğal bir görünüm alıyor. Cilt kalitesine yönelik uygulamaların sonucunu görebilmek için genellikle biraz zamana ihtiyaç var. Çünkü bu işlemler ile ortaya çıkartılan yeniden yapılanma ve kolajen- elastik liflerin sentezi için belli bir süre gerekiyor.

Botoks uygulamalarını yılda iki ya da üç kez, dolgu uygulamalarını yılda bir kez tek seansöneriyoruz. Cilt kalitesini arttırmaya yönelik lazer, altın iğneli radyofrekans, hyalüronik asit, kollajen ve vitamin enjeksiyonu gibi uygulamalar genellikle birkaç seans halinde, bir hafta ile bir ay arasında değişen seans aralıklarında uygulanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir